İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu: “Bu kanun teklifini TBMM mi hazırlamıştır ki onun onayına sunulmaktadır”

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, süreç yasası teklifinin görüşüldüğü TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada teklifin hazırlanma ve uygulanma biçimini eleştirdi. Dervişoğlu, düzenlemenin Meclis’in iradesini zayıflattığını savunurken PKK’nın silahsızlanması, kurulması öngörülen kurullar, Cumhurbaşkanının yetkileri, mağdurların hukuku ve milletvekillerinin Anayasa’ya bağlılık yemini üzerinden iktidara sorular yöneltti.

Ağu 10, 2026 - 14:31
 0  0
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu: “Bu kanun teklifini TBMM mi hazırlamıştır ki onun onayına sunulmaktadır”


İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, süreç yasası teklifinin görüşüldüğü TBMM Genel Kurulu’nda konuştu. Teklifin hazırlanma sürecinden PKK’nın silahsızlanmasına, öngörülen kurullardan Cumhurbaşkanının yetkilerine kadar çeşitli başlıklarda eleştiriler yönelten Dervişoğlu, İYİ Parti’nin düzenlemeye “hayır” oyu vereceğini açıkladı.

Dervişoğlu konuşmasına devleti bir binaya benzeterek başladı. “Devlet, bir binaya benzer. O binanın harcı adalet, kolonları Anayasa, çatısı ise millî egemenliktir.” diyen Dervişoğlu, iktidarın elindeki yetkiyi “devleti içten içe çürüten bir tadilat ruhsatı gibi” kullandığını ileri sürdü.

“MECLİS SADECE BİR TESCİL MAKAMINA İNDİRGENMİŞTİR”

Kanun teklifinin hazırlanış biçimini eleştiren Dervişoğlu, teklifin Türk milletinden gizlendiğini ve imzalayanların dahi içeriğinden habersiz olduğunu savundu. Dervişoğlu, “Şimdi, bu kanun teklifini TBMM mi hazırlamıştır ki, onun onayına sunulmaktadır? Meclis, sürecin başındaki gibi, sadece bir tescil makamına indirgenmiştir. Türk milletinin hüküm mührü, onun bilgisi ve rızası dışında, cebren kullanılmıştır.” ifadelerini kullandı.

Silahlı örgütlerin sona erdirilmesine ilişkin uluslararası uygulamalara değinen Dervişoğlu, “DDR” olarak bilinen silahsızlanma, dağılma ve entegrasyon sıralamasını hatırlattı. Kolombiya, Kuzey İrlanda, İspanya, Endonezya ve Güney Afrika örneklerini sıralayan Dervişoğlu, hukuki adımların doğrulanmış silahsızlanmadan sonra atılması gerektiğini savundu.

Dervişoğlu, “Yasal adım bir ödüldür ve önce hak edilir, sonra verilir. Silahsızlanma, dağılma, entegrasyon sıralaması bu yasal düzenlemede fiilen tersine çevrilmiştir. Önce hukuki kazanım verilmekte, belirsiz bir gelecekte de silahsızlanma vaat hâline gelmektedir.” dedi.

“BİZİM İTİRAZIMIZ TERÖR ÖRGÜTÜNÜN TASFİYESİNE DEĞİL”

İYİ Parti’nin bir terör örgütünün silahsızlandırılmasına ve tasfiyesine karşı olmadığını belirten Dervişoğlu, itirazlarının teklifin yöntemi ve devlet yapısına etkileri üzerinde yoğunlaştığını söyledi.

Dervişoğlu, “Elbette ki biz, bir terör örgütünün silahsızlandırılmasına ve tasfiyesine itiraz etmiyoruz. Ama sizin yaptığınız bu değildir.” ifadelerini kullandı. Düzenlemeyle TBMM’nin itibarının zedelendiğini ve devletin konumuna zarar verildiğini savunan Dervişoğlu, milletvekillerine, “Denetleyemeyeceğiniz, hatta yürürlüğe girmesini dahi sağlayamayacağınız bir yasayla, tek bir kişiye daha fazla yetki ve daha az sorumluluk verdiğinizi anlamıyor musunuz?” diye seslendi.

Dervişoğlu, süreç boyunca İYİ Parti Parlamento Grubu’nun tutumunu sürdürdüğünü belirterek milletvekillerine teşekkür etti.

“ÇERÇEVENİN İÇİNDEKİ TABLO BUNDAN İBARETTİR”

Teklifin PKK mensuplarına yönelik sonuçları hakkında sert eleştirilerde bulunan Dervişoğlu, “Bugün tüm laf cambazlıklarının geldiği noktada, 50 yıllık terör örgütü PKK’nın, Avrupa’daki uyuşturucu baronları, Kandil ve etrafındaki kiralık katilleri affedilmek ve siyasete kazandırılmak istenmektedir. Çerçevenin içindeki tablo bundan ibarettir.” dedi.

Süreci “millî kimliğimize ve Cumhuriyetimize karşı girişilen büyük bir kalkışma” olarak nitelendiren Dervişoğlu, Kürt vatandaşlarla PKK’nın aynı zeminde değerlendirilmesine karşı çıktığını vurguladı. Dervişoğlu, “Milletimiz o eşsiz ferasetiyle bu oyuna gelmemişken, Kürt ile PKK’nın bir arada anılmasına asla müsaade etmemişken, çalakalem hazırladığınız bu metinle Kürt’ü ve PKK’yı yan yana getirmeye yeltendiğiniz için bir kalkışmadır.” diye konuştu.

“AMAÇ ERDOĞAN’IN ÖMÜR BOYU CUMHURBAŞKANI KALABİLMESİNİN ÖNÜNÜ AÇMAKTIR”

Sürecin siyasi amaç taşıdığını ileri süren Dervişoğlu, “Amaç, Türk milletini güçsüz, çaresiz ve seçeneksiz olduğuna inandırmaktır. Amaç, Erdoğan’ın ömür boyu Cumhurbaşkanı kalabilmesinin önünü açmaktır.” ifadelerini kullandı.

Dünyadaki siyasi gelişmelere de değinen Dervişoğlu, küreselleşmenin zayıfladığını, millî devletlerin yeniden güç kazandığını ve millî sınırların daha belirgin hâle geldiğini savundu. Dervişoğlu, Türkiye’nin üniter, millî ve laik devlet yapısının korunması gerektiğini söyledi.

“ÇÖZÜM İŞTE VE EKMEKTEDİR”

Dervişoğlu, düzenlemenin Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yaşayan vatandaşların ekonomik ve sosyal sorunlarına çözüm sunmadığını savunarak peş peşe sorular yöneltti.

“Diyarbakırlıya, Vanlıya, Batmanlıya, Hakkariliye iş mi veriyor? Şırnaklıya, Bingöllüye, Bitlisliye, Siirtliye ekmek mi kazandırıyor? Urfalının, Mardinlinin, Muşlunun tarlasındaki bereketi mi artırıyor? Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yaşayan gençlere umut mu yeşertiyor?” diyen Dervişoğlu, İYİ Parti’nin çözüm yaklaşımını da anlattı.

Dervişoğlu, “Çözüm işte ve ekmektedir. Çözüm eğitimdedir. Çözüm düşmanlıkta değil, kardeşliktedir. Çözüm tarlalardaki berekettedir. Fabrikaların bacalarındadır, istihdamdadır. Çözüm huzurda, refahta, mutluluktadır.” dedi.

Türkiye’de millet olmanın etnik kimlikler üzerinden değil vatandaşlık hukuku üzerinden mümkün olduğunu savunan Dervişoğlu, aynı görüşleri Ankara’da, Diyarbakır Barosu’nda ve ticaret odasında dile getirdiğini kaydetti.

ANAYASA’NIN 5’İNCİ MADDESİ ÜZERİNDEN ELEŞTİRİ

Teklifte Anayasa’nın 5’inci maddesine yapılan atıfta “Türk milleti” ifadesi yerine “millet” kelimesinin kullanıldığını belirten Dervişoğlu, bunu düzenlemenin temel sorunlarından biri olarak değerlendirdi.

Dervişoğlu, “Tek bir kelime… Bilin bakalım hangisi? ‘Türk milleti’ dememiş, sadece ‘millet’ demişler. Türk’ün inkârına buradan başlamışlar. İşte sorun da tam olarak buradadır.” ifadelerini kullandı.

PKK/KCK’nın silah bırakması ve bunun teyit edilmesi konusunu da gündeme taşıyan Dervişoğlu, örgütün Suriye ve İran’daki yapılanmalarını işaret ederek silahsızlanmanın bütün boyutlarıyla gerçekleşmediğini savundu.

“PKK SİLAH BIRAKMIYOR, YÖNTEM DEĞİŞTİRİYOR”

Dervişoğlu, “PKK silah bırakmıyor, yöntem değiştiriyor.” değerlendirmesinde bulundu. Sürecin anayasa değişikliği ve Cumhurbaşkanlığı makamının geleceğiyle bağlantılı olduğunu ileri süren Dervişoğlu, “Terör bitmiyor. Bir yerde yine silahlandırılıyor, bir yerde devletleşiyor, bir yerde de silahla yapamadığını siyasetle yapmak üzere meşrulaştırılıyor.” dedi.

Teklif kapsamında Milli Güvenlik Kurulu ve Cumhurbaşkanı tarafından oluşturulması öngörülen kurulun yetkilerini de eleştiren Dervişoğlu, kanunun uygulanmasının böyle bir mekanizmaya bağlanmasının TBMM’nin iradesini tartışmalı hâle getireceğini savundu.

Soruşturma ve kovuşturmalara izin vermesi öngörülen başka bir kurulun savcıların yetkilerini sınırlandıracağını ileri süren Dervişoğlu, “Bir suç işlenirse, soruşturma için kurulun izni gerekecek. Tıpkı kamu görevlilerinin yargılanması hakkındaki kanunun kopyası gibi.” ifadelerini kullandı.

“TAM YETKİLİ AMA AYNI ZAMANDA TAM SORUMSUZ”

Dervişoğlu, teklifin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yetki ve sorumluluk alanına ilişkin sonuçlar doğuracağını savundu. Sürecin karar mekanizmalarının komisyonlar ve kurullar üzerinden yapılandırıldığını belirten Dervişoğlu, “Bu yasa teklifinde örtülü bir amaç daha var. O da Erdoğan’ı tam yetkili ama aynı zamanda tam sorumsuz kılmak.” dedi.

Teklifin 10’uncu maddesinde görev alanlara sorumsuzluk zırhı getirildiğini öne süren Dervişoğlu, 12 Eylül dönemindeki düzenlemeleri örnek gösterdi. Dervişoğlu, “İktidarlar değişir, kanunlar değişir ama hesap değişmez. Çünkü ihanetin zamanaşımı yoktur.” ifadelerini kullandı.

“ŞEHİTLERİMİZİN HATIRASI, GAZİLERİMİZİN HUKUKU BU KANUNUN NERESİNDEDİR”

Teklifte terör mağdurlarının durumunun yeterince ele alınmadığını savunan Dervişoğlu, “Şehitlerimizin hatırası, gazilerimizin hukuku, terör mağdurlarının adalet beklentisi, bu kanunun neresindedir?” diye sordu.

Metnin “fail odaklı” olduğunu ileri süren Dervişoğlu, mağdurların zararlarının tazmini ve gerçeğin ortaya çıkarılması konusunda eksiklik bulunduğunu belirtti. Dervişoğlu, “Millî birlik, hukukun bir örgüte göre esnetilmesiyle değil, devletin meşru düzeninin tavizsiz korunmasıyla ayakta kalır. Devlet, bir grubun, bir zümrenin, bir iktidarın mülkü değildir. Devlet, Türk milletinindir.” dedi.

MİLLETVEKİLLERİNE YEMİN ÇAĞRISI

TBMM’nin millî egemenliğin tecelligâhı olduğunu vurgulayan Dervişoğlu, milletvekillerinin göreve başlarken ettikleri yemini hatırlattı. Dervişoğlu, “O yemini ettikten sonra hiç mi ‘Yeminimin gereğini yapabilecek miyim’ diye dertlenmediniz? Bu teklifin altına imza atarken, komisyonda evet oyu verirken, bir kez olsun o yemin hiç mi aklınıza gelmedi?” diye konuştu.

İYİ Parti’nin Genel Kurul’daki tutumunu açıklayan Dervişoğlu, “Biz, hayır diyeceğiz. Tarihin doğru yerinde duracağız. Milletimizin huzurunda, namusumuz ve şerefimiz üzerine ettiğimiz yeminimize sadık kalacağız.” ifadelerini kullandı.

10 AĞUSTOS 1920 VE SEVR HATIRLATMASI

Konuşmasının son bölümünde 10 Ağustos 1920’de imzalanan Sevr Antlaşması’na değinen Dervişoğlu, 106 yıl önce yaşananlarla TBMM’deki görüşmeler arasında siyasi ve tarihsel bir benzetme yaptı.

Dervişoğlu, “106 yıl sonra bugün de bu Genel Kurul’da, aynı sınavdan geçiyoruz. Tarih, çoğunluğun o gün yaptığı alkışları değil, hakikatin yanında duranların sesini yazdı.” dedi.

Konuşmasını milletvekillerinin vereceği oya ilişkin mesajla tamamlayan Dervişoğlu, “Biz şu an siyaset yapmıyoruz. Bizim yaptığımız, namusumuz üzerine ettiğimiz yemine sadakattir.” ifadelerini kullandı.

Dervişoğlu son olarak, “Oy çoğunluğun, hüküm tarihin, son söz de büyük Türk milletinindir.” diyerek TBMM Genel Kurulu’nu selamladı.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0