Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran: “Ankara Zirvesi Türkiye’nin NATO içindeki konumunu yeniden tarif eden stratejik bir eşik oldu”

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, AA Brifing dergisinin Ağustos sayısında yayımlanan makalesinde, 7-8 Temmuz 2026’da Ankara’da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’ni Türkiye’nin NATO içindeki konumu, stratejik iletişim kapasitesi, savunma sanayii ve arabuluculuk rolü açısından değerlendirdi. Duran, Ankara Zirvesi’nin Türkiye’nin güvenlik sağlayıcı merkez ülke rolünü görünür kıldığını belirtti.

Ağu 6, 2026 - 12:22
 0  0
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran: “Ankara Zirvesi Türkiye’nin NATO içindeki konumunu yeniden tarif eden stratejik bir eşik oldu”

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Anadolu Ajansı (AA) Brifing dergisinin Ağustos sayısı için “36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Ankara Zirvesi ve Türkiye’nin Stratejik İletişimi” başlıklı makale kaleme aldı. Duran, makalesinde 7-8 Temmuz 2026’da Ankara’da gerçekleştirilen NATO Zirvesi’nin Türkiye’nin İttifak içindeki konumu ve küresel güvenlik mimarisindeki rolü açısından önemine işaret etti.

“ZİRVE STRATEJİK BİR EŞİK OLDU”

Duran, uluslararası sistemin Avrupa’daki savaş, Orta Doğu’daki istikrarsızlık, enerji ve tedarik zincirlerindeki bozulmalar, siber saldırılar, yapay zekâ destekli dezenformasyon ve hibrit tehditlerle karşı karşıya olduğunu belirtti.

Bu ortamda ittifakların yeni risklere uygun ortak politika ve kapasite geliştirmesinin zorunlu hale geldiğini ifade eden Duran, “Ankara’daki Zirve hem küresel güvenlik mimarisi hem de Türkiye’nin bu mimarideki konumu açısından büyük bir önem taşımaktadır. Zirve Türkiye’nin NATO içindeki konumunu yeniden tarif eden ve İttifakın geleceğinde Türkiye’nin rolünü daha görünür kılan stratejik bir eşik olmuştur.” değerlendirmesinde bulundu.

Duran, NATO’nun yeni tehditlere uyum sağlama kapasitesinin İttifakın temel güçlerinden biri olduğunu belirterek, 7-8 Temmuz 2026’da Ankara’da düzenlenen zirvenin “NATO 3.0” olarak nitelendirilen yeni dönemin şekillendiği kritik bir dönemeç olduğunu kaydetti.

“TÜRKİYE GÜVENLİK ÜRETEN BİR MÜTTEFİK”

Türkiye’nin Ankara Zirvesi’nde dünyaya verdiği ilk mesajın “güvenlik üreten bir müttefik” olduğu görüşünü aktaran Duran, Türkiye’nin askerî kapasitesinin yanı sıra operasyonel tecrübesi, coğrafi erişimi, savunma sanayii üretim gücü ve krizlere hızlı cevap verme kapasitesiyle NATO’ya katkı sunduğunu ifade etti.

Duran, “Türkiye, NATO’nun güney kanadında duran bir cephe ülkesi değil, farklı tehdit alanlarında etkin rol oynayan merkezî bir güvenlik sağlayıcısıdır.” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin radar ve harekât altyapısıyla NATO’nun erken uyarı kapasitesine katkı sunduğunu belirten Duran, Estonya, Romanya ve Litvanya’ya yönelik hava polisliği taahhütleri ile TCG Anadolu’nun öncülüğünde Steadfast Dart-26 tatbikatına sağlanan katkının bu rolün sürekliliğini gösterdiğini kaydetti.

“CAYDIRICILIK İLE DİPLOMASİ BİRBİRİNİN ALTERNATİFİ DEĞİL”

Duran, Ankara Zirvesi’nin ikinci önemli mesajının caydırıcılık ile diplomasiyi birbirinin alternatifi olarak görmeyen bir arabuluculuk anlayışı olduğunu belirtti.

Ukrayna’daki savaş boyunca sürdürülen temaslar, İstanbul’daki müzakere zemini ve tahıl koridorunun oluşturulmasına yönelik diplomatik çabayı bu yaklaşımın örnekleri arasında gösteren Duran, Türkiye’nin farklı aktörlerle temas kurabilme kapasitesinin NATO açısından da stratejik değer taşıdığını ifade etti.

Duran, Türkiye’nin NATO üyeliğini sürdürürken Rusya ile diyalog kanallarını açık tutabilmesini, Türk Devletleri Teşkilatı, Orta Doğu, Afrika ve Kafkasya’da eş zamanlı diplomasi yürütebilmesini stratejik erişim kapasitesinin unsurları arasında değerlendirdi.

“360 DERECE GÜVENLİK YAKLAŞIMI”

Türkiye’nin Karadeniz, Kafkasya, Akdeniz ve Orta Doğu’yu birlikte okuyabilen bölgesel liderlik kapasitesine de değinen Duran, terörizm, düzensiz göç, devlet kırılganlığı, enerji güvenliği, deniz ulaşım hatları ve bölgesel çatışmaların birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirtti.

Duran, “Türkiye’nin savunduğu 360 derece güvenlik yaklaşımı, bu tehdit alanlarının birbirinden koparılamayacağı gerçeğine dayanmaktadır.” ifadesini kullandı.

Ankara Zirvesi kapsamında İstanbul İş Birliği Girişimi ülkeleriyle gerçekleştirilen temasların Körfez güvenliği ile Avrupa-Atlantik güvenliği arasındaki bağı daha görünür hale getirdiğini belirten Duran, Türkiye’nin farklı güvenlik havzaları arasında siyasi, askerî ve diplomatik bağ kurabilme kapasitesine sahip olduğunu vurguladı.

“STRATEJİK MÜTTEFİKLİK VE SORUMLULUK PAYLAŞIMI”

Duran, Ankara Zirvesi’nin bir diğer mesajını Türkiye’nin yükümlülüklerini yerine getirirken İttifakın geleceğine ilişkin daha dengeli bir sorumluluk paylaşımı talep eden stratejik müttefiklik anlayışı olarak tanımladı.

Savunma harcamalarının artırılmasının tek başına yeterli olmadığını belirten Duran, mali taahhütlerin konuşlandırılabilir, müşterek çalışabilir ve sürdürülebilir askerî kapasiteye dönüşmesinin önemine dikkati çekti.

Duran, “Türkiye, külfet paylaşımını yalnızca bütçe oranları üzerinden ele almamaktadır. Bu hususta meseleyi sahadaki katkı, operasyonel risk, üretim kapasitesi, üs ve karargâh desteği ile diplomatik sorumluluklar üzerinden değerlendirmektedir.” ifadelerini kullandı.

SAVUNMA SANAYİİ ZİRVEDE ÖNE ÇIKTI

Ankara Zirvesi kapsamında NATO Savunma Sanayii Forumu’nun ilk kez düzenlenmesinin savunma sanayiinin İttifak gündemindeki konumunu gösterdiğini belirten Duran, Türkiye’nin insansız hava araçları, deniz platformları, zırhlı araçlar, elektronik harp ve hava savunma sistemleri alanlarında üretim, ihracat ve teknoloji kapasitesini geliştirdiğini ifade etti.

Duran, savunma sanayii ihracatının 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 48 artarak 10 milyar 54 milyon dolara ulaştığını, sektörde yerlilik oranının yüzde 80’i aştığını aktardı.

“Türkiye’nin gelişen savunma sanayii, üretim kapasitesi ve teknolojik altyapısı, Forum’da da vurgulandığı üzere, ortak üretim ve tedarik zincirleri açısından müttefikler nezdinde dikkat çeken unsurlar arasında yer almıştır.” değerlendirmesinde bulunan Duran, Türk savunma sanayiinin NATO’nun savunma dönüşümünde üretici, ihracatçı ve stratejik ortak kimliğiyle öne çıktığını belirtti.

“ANKARA ZİRVESİ’NİN STRATEJİK İLETİŞİM DİLİ”

Duran, devletlerin uluslararası sistemdeki ağırlıklarını artırmalarında stratejik anlatıların önemine işaret ederek, Ankara Zirvesi’nin Türkiye’nin küresel kamuoyuna verdiği mesajlar açısından da önemli bir örnek olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın zirve boyunca Türkiye’yi “güvenilir, kilit ve merkezî bir müttefik” olarak konumlandırdığını belirten Duran, liderlik düzeyindeki mesajların Türkiye’nin diplomatik etkisini güçlendirdiğini kaydetti.

Duran, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin zirve kapsamındaki rolüne ilişkin ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Küresel diplomasinin kalbi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizde atmaktadır.” sözlerine yer verdi.

Zirve kapsamında Türk mutfağı, geleneksel el sanatları, müzik, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi ve sanat koleksiyonlarının konuk heyetlere sunulmasının Türkiye’nin misafirperverlik anlayışını yansıttığını belirten Duran, organizasyonun yalnızca lojistik ve protokol boyutuyla değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.

İLETİŞİM BAŞKANLIĞININ ZİRVEDEKİ ROLÜ

Duran, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının medya ve yayın faaliyetleri, akreditasyon süreçleri, kriz iletişimi ve kamu diplomasisi alanlarında zirvenin yürütülmesine katkı sunduğunu belirtti.

“Basın merkezinin geniş kapasitesi, farklı başkentlerde yürütülen kamu diplomasisi programları, TRT’nin çok sayıda kamera ve yayın noktasından yaptığı küresel yayınlar ve zirveye eşlik eden düşünce platformları, Türkiye’nin uluslararası gündemi çerçeveleyen bir merkez ülke olduğunu göstermiştir.” değerlendirmesinde bulundu.

Duran, yeni güvenlik ortamında merkeziliğin yalnızca coğrafyayla değil, karar üretme, aktörleri bir araya getirme ve ortak stratejik dil oluşturma kapasitesiyle tanımlandığını ifade etti.

“Ankara Zirvesi, Türkiye’nin güvenlik sağlayıcı merkez ülke, arabuluculuk, bölgesel liderlik ve stratejik müttefiklik başlıklarında NATO içinde artan önemini güçlü bir biçimde ortaya koymuştur.” diyen Duran, Türkiye’nin askerî kapasitesi, diplomatik erişimi, savunma sanayii, bölgesel tecrübesi ve kurumsal koordinasyon gücüyle İttifak içindeki rolünü desteklediğini belirtti.

MAKALE AA BRİFİNG DERGİSİNDE YER ALDI

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran’ın “36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Ankara Zirvesi ve Türkiye’nin Stratejik İletişimi” başlıklı makalesi, AA Brifing dergisinin Ağustos sayısında yayımlandı. Duran, makalesinde Ankara Zirvesi’ni Türkiye’nin güvenlik, savunma, diplomasi ve stratejik iletişim alanlarındaki kapasitesinin görünürlüğünü artıran bir dönüm noktası olarak değerlendirdi.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0