TBB Başkanı Vahap Seçer: “Belediyelere yeni görevler verilirken bu görevlerle orantılı kaynak sağlanmalı”

TBB Encümeni, TBB ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer başkanlığında Ankara’da toplandı. Encümen, belediyelerin genel aydınlatma giderleri ile SGK ve vergi borçlarından kaynaklanan mali yükleri değerlendirirken, Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 sürecinde yerel yönetimlerin rolü, finansmana erişimi ve karar mekanizmalarına katılımına ilişkin görüşlerini açıkladı.

Eyl 23, 2026 - 07:40
 0  0
TBB Başkanı Vahap Seçer: “Belediyelere yeni görevler verilirken bu görevlerle orantılı kaynak sağlanmalı”

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Eylül Ayı Olağan Encümen Toplantısı, TBB ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer başkanlığında Ankara’da gerçekleştirildi. Toplantıda belediyelerin mali yapısını doğrudan ilgilendiren düzenlemeler ile Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 hazırlıkları ele alındı.

Toplantının ardından TBB Encümeni tarafından yapılan yazılı açıklamada, belediyelerin genel aydınlatma giderleri başta olmak üzere SGK prim borçları, vergi borçları ve diğer kamu alacaklarından kaynaklanan mali yüklerine ilişkin değerlendirmelere yer verildi. Açıklamada ayrıca COP31 sürecinde yerel yönetimlerin konumu, iklim finansmanına erişimi ve karar süreçlerine katılımı konusunda Birliğin yaklaşımı aktarıldı.

“BELEDİYELERİN MALİ YÜKLERİ ARTIYOR”

TBB Encümeni, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun geçici 6’ncı maddesinde 2026 yılında yapılan değişikliğe dikkati çekerek, genel aydınlatma giderleri nedeniyle belediyelerin genel bütçe vergi gelirleri paylarından yapılan kesintilerin artırıldığını bildirdi.

Açıklamada, “6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun geçici 6’ncı maddesinde 2026 yılında yapılan değişiklikle genel aydınlatma giderleri için belediyelerin genel bütçe vergi gelirleri paylarından yapılacak kesintinin kanuni oranı; büyükşehir belediyeleri ve büyükşehir kapsamındaki belediyelerde yüzde 10’dan yüzde 30’a, diğer belediyelerde yüzde 5’ten yüzde 15’e yükseltilmiş; Cumhurbaşkanına bu oranları iki katına kadar artırma yetkisi verilmiştir.” ifadeleri kullanıldı.

TBB Encümeni, 9 Ağustos 2026 tarihinde yayımlanan 11573 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile söz konusu yetkinin üst sınırdan kullanıldığını belirterek, “Oranlar büyükşehir belediyeleri ve büyükşehir kapsamındaki belediyelerde yüzde 60’a, diğer belediyelerde ise yüzde 30’a çıkarılmıştır. Böylece belediyelerin genel aydınlatma giderlerindeki mali yükü bir yıl içerisinde üç katına çıkmıştır.” açıklamasını yaptı.

Düzenlemenin 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren uygulanmasına da değinilen açıklamada, belediyelerin 2026 yılı bütçelerinin 2025 yılında hazırlanarak belediye meclislerince kabul edildiği, yatırımların ve hizmetlerin de bu bütçeler doğrultusunda planlandığı kaydedildi.

Encümen, “Yıl içerisinde getirilen yeni mali yüklerin geçmiş aylara da uygulanması; hukuk devleti, hukuki güvenlik, belirlilik, öngörülebilirlik ve bütçe hakkı ilkeleri bakımından ciddi hukuki sorunlar doğurmaktadır.” görüşünü bildirdi.

SGK VE VERGİ BORÇLARI İÇİN UZUN VADELİ MODEL ÖNERİSİ

TBB Encümeni, belediyelerin mali baskısının yalnızca genel aydınlatma giderlerinden oluşmadığını belirtti. SGK prim borçları, vergi borçları ve diğer kamu alacakları nedeniyle genel bütçe vergi gelirleri paylarından kaynakta yapılan kesintilerin kullanılabilir belediye gelirlerini azalttığını ifade eden Encümen, gecikme zammı ve faizlerin de borç stokunu artırdığını savundu.

Açıklamada Anayasa’nın 127’nci maddesine atıfta bulunularak, “Mahallî idarelere görevleriyle orantılı gelir kaynakları sağlanması öngörülmektedir. Belediyelerin karar ve uygulama yetkisinin sınırlı olduğu alanlarda mali sorumluluğun giderek daha büyük bölümünün belediyelere bırakılması; görev, yetki ve kaynak dengesi ile yerel yönetimlerin mali özerkliği bakımından yeniden değerlendirilmelidir.” denildi.

TBB, genel aydınlatma giderlerindeki oranların yeniden değerlendirilmesini ve yeni oranların geçmişe yürütülmeden, belediyelerin bütçelerini buna göre hazırlayabilecekleri ileri bir tarihten itibaren uygulanmasını önerdi.

SGK prim ve vergi borçları için de uzun vadeli ve sürdürülebilir bir ödeme modeli oluşturulması gerektiğini belirten Encümen, gecikme zammı ve faiz yükünün borç stokunu büyüten etkisinin azaltılmasını ve borçların belediyelerin mali kapasitelerine uygun koşullarda yapılandırılmasının değerlendirilmesini istedi.

Açıklamada, “SGK, vergi, genel aydınlatma ve diğer kamu alacakları nedeniyle genel bütçe vergi gelirleri paylarından yapılan toplam kesintilere, temel belediye hizmetlerinin sürdürülebilirliğini güvence altına alacak makul bir üst sınır getirilmesi de değerlendirilmelidir.” ifadelerine yer verildi.

Bu önerinin kamu alacaklarının tahsilinden vazgeçilmesi anlamına gelmediği belirtilerek, “Buradaki amaç kamu alacaklarının tahsilinden vazgeçilmesi değil; kamu alacağının tahsili ile vatandaşın yerel hizmet alma hakkı arasında adil ve sürdürülebilir bir denge kurulmasıdır.” denildi.

“BELEDİYENİN KAYNAĞI KENTİN KAYNAĞIDIR”

Belediye gelirlerinden yapılan kesintilerin yerel hizmetlere doğrudan yansıdığı görüşünü dile getiren TBB Encümeni, “Çünkü belediyenin kaynağı kentin kaynağıdır. Belediye paylarından yapılan her ilave kesinti; ulaşımdan altyapıya, sosyal hizmetlerden çevre ve temizliğe kadar vatandaşlara sunulan hizmetlere ayrılabilecek kaynağın azalması anlamına gelmektedir.” açıklamasında bulundu.

Belediyelerin mali sorunlarının kalıcı şekilde çözülmesi için ilgili paydaşların katılımıyla yeni bir yerel yönetim gelir sisteminin oluşturulmasını isteyen Encümen, bu sistemin görev ve sorumluluklarla uyumlu, adil, öngörülebilir ve sürdürülebilir olması gerektiğini kaydetti.

“COP31 YEREL İKLİM EYLEMİ İÇİN ÖNEMLİ BİR FIRSATTIR”

TBB Encümeni açıklamasının ikinci bölümünde, Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 sürecine ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.

Encümen, “Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’i; ülkemizin iklim politikalarının geliştirilmesi, yerel yönetimlerin uluslararası iklim gündemine güçlü bir biçimde katılması, uygulama kapasitesinin güçlendirilmesi ve uluslararası iş birliklerinin artırılması açısından önemli bir fırsat olarak değerlendiriyoruz ve memnuniyet duyuyoruz.” ifadelerini kullandı.

İklim değişikliğiyle mücadelenin ulusal politikalar ile yerel uygulamaların birbirini tamamladığı çok düzeyli bir yönetişim anlayışı gerektirdiği belirtilen açıklamada, belediyelerin ulaşım, enerji, yapılaşma, su ve atık yönetimi, afetlere hazırlık ve yeşil alanlar gibi alanlarda doğrudan sorumluluk üstlendiği kaydedildi.

İklim Kanunu ve ilgili düzenlemelerle yerel yönetimlerin sorumluluklarının daha belirgin hale geldiğini ifade eden TBB Encümeni, belediyelerin teknik ve kurumsal kapasitelerinin güçlendirilmesi ve iklim finansmanına erişimlerinin artırılması gerektiğini bildirdi.

Açıklamada, “Yerel yönetimler yalnızca iklim politikalarının uygulayıcısı değil, bu politikaların oluşturulması süreçlerinin de temel aktörlerinden biri olmalıdır.” görüşüne yer verildi.

TBB’DEN COP31 İÇİN MAVİ ALAN VE YEŞİL ALAN BAŞVURUSU

Türkiye Belediyeler Birliği, COP31 kapsamında Mavi Alan ve Yeşil Alan başvurularının gerçekleştirildiğini açıkladı. TBB, ülkedeki 1.402 belediyeyi temsil ettiğini belirterek, farklı ölçek ve kapasitedeki belediyelerin COP31 sürecine katılım imkânlarının mümkün olduğunca geniş tutulmasını istedi.

Encümen, özellikle kapasitesi ve uluslararası finansmana erişim imkânları sınırlı belediyelerin görüşlerinin sürece taşınmasını önemsediklerini belirtti.

TBB tarafından hazırlanmakta olan Yerel Yönetimler COP31 Pozisyon Belgesi ile belediyelerin deneyimlerinin, karşılaştıkları güçlüklerin, kapasite ve finansman ihtiyaçlarının ve politika önerilerinin ortak bir çerçevede ortaya konulacağı bildirildi.

Açıklamada, “COP31’in Türkiye’de gerçekleştirilmesini aynı zamanda merkezi ve yerel yönetimler arasındaki iş birliğini ve çok düzeyli iklim yönetişimini güçlendirecek kalıcı mekanizmaların oluşturulması için bir fırsat olarak görüyoruz.” denildi.

TBB Encümeni yaklaşımını, “Belediyelere yeni görev ve sorumluluklar verilirken bu görevlerle orantılı kaynak sağlanmalı; mali özerklik ve bütçe öngörülebilirliği korunmalı; yerel yönetimlerin karar süreçlerine katılımı ve ulusal ve uluslararası finansman kaynaklarına erişimi güçlendirilmelidir.” sözleriyle açıkladı.

Encümen, açıklamasını “Güçlü yerel yönetimler; güçlü kentlerin, sürdürülebilir kalkınmanın ve etkili iklim eyleminin temelidir.” ifadeleriyle tamamladı.

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0