İYİ Parti Çanakkale Milletvekili Rıdvan Uz: “Bütçeye ödenek yazmakla gençlere gelecek kurulmaz”

İYİ Parti Çanakkale Milletvekili ve TBMM Katip Üyesi Rıdvan Uz, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 2027 yılı bütçe teklifini değerlendirerek teknoloji yatırımları, sanayicinin finansmana erişimi, yüksek teknoloji hedefleri ve kullanılmayan destek ödeneklerini gündeme taşıdı. Bakanlığın 2025 yılı kesin hesabındaki yüzde 5,21'lik ödenek kullanım oranına dikkat çeken Uz, “Bakanlık makamı, sorunu seyretme makamı değildir!” sözleriyle eleştirilerini dile getirdi. Uz'un sanayi politikaları, dijital oyun ve yapay zekâ girişimleri ile iş güvenliğine ilişkin açıklamaları dikkat çekti.

Kasım 2, 2026 - 17:09
 0  0
İYİ Parti Çanakkale Milletvekili Rıdvan Uz: “Bütçeye ödenek yazmakla gençlere gelecek kurulmaz”

İYİ Parti Çanakkale Milletvekili ve TBMM Katip Üyesi Rıdvan Uz, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 2027 yılı bütçesine ilişkin değerlendirmesinde, yaklaşık 248 milyar 830 milyon liralık bütçe teklifinin üretim, teknoloji, ihracat ve istihdam açısından somut sonuçlarla açıklanması gerektiğini belirtti.

Sanayicinin finansmana erişimde yaşadığı sorunları, yüksek teknoloji yatırımlarındaki hedefleri ve girişimcilere ayrılan desteklerin kullanım oranlarını gündeme taşıyan Uz, “Bütçeye ödenek yazmakla gençlere gelecek kurulmaz. O kaynak zamanında kullanılacak. Ürüne dönüşecek. İhracata dönüşecek. Gençlerimizin işine dönüşecek. Sizin sorumluluğunuz budur.” ifadelerini kullandı.

“Dokuz İnsanımız Öldü, Sorumluluklar Eksiksiz Ortaya Çıkarılmalı”

Konuşmasına iş güvenliği ve hesap verebilirlik konularıyla başlayan Rıdvan Uz, 13 Şubat 2024'te Erzincan'ın İliç ilçesindeki Çöpler Altın Madeni'nde meydana gelen faciada dokuz işçinin hayatını kaybettiğini hatırlattı.

Davanın dokuzuncu duruşmasının 20 Ekim'de görüldüğünü, bilirkişi incelemesinin devam ettiğini ve duruşmanın 26 Ocak 2027'ye ertelendiğini aktaran Uz, hayatını kaybeden işçilerin ailelerinin adalet bekleyişinin sürdüğünü ifade etti.

Uz, “Dokuz insanımız öldü. Hangi kararın, hangi ihmalin bu ölümlere yol açtığı eksiksiz ortaya çıkarılmalıdır. İzin verenin, denetleyenin, işletmeyi yönetenin sorumluluğu ayrı ayrı araştırılmalıdır.” dedi.

Türkiye'de daha önce yaşanan maden facialarına da değinen Uz, “Soma'da 301 insanımızı kaybettik. Ermenek'te 18. Amasra'da 43. İliç'te dokuz. Her facianın ardından tedbir sözü veriliyor.” sözleriyle iş güvenliği politikalarını eleştirdi.

Soma faciasının ardından kamu görevlileri hakkında soruşturma izni verilmemesine ilişkin süreçte Anayasa Mahkemesinin 2020 yılında yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine karar verdiğini hatırlatan Uz, hesap verebilirlik konusunda hangi değişikliklerin yapıldığını sordu.

“Anagold Hangi Yatırım Teşviklerinden Yararlandı?”

İliç'teki maden faciasının ardından işçi ailelerinin haklarına ilişkin sorular yönelten Uz, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından açıklama istedi.

Uz, “İliç'te hayatını kaybeden işçilerin aileleri, tazminat ve sosyal güvenlik haklarına eksiksiz ulaşabildi mi? Anagold, Bakanlığınızın yatırım teşviklerinden yararlandı mı? Yararlandıysa hangi tarihlerde, hangi desteklerden, ne tutarda yararlandı?” diye sordu.

Yatırım teşviklerinde iş güvenliği ihlallerinin nasıl değerlendirildiğinin de açıklanması gerektiğini belirten Uz, ilgili bakanlıklar arasındaki bilgi paylaşımının önemine dikkat çekti.

Çalışanların tehlikeleri bildirdiklerinde işlerini kaybetme korkusu yaşamaması gerektiğini vurgulayan Uz, “İşçi, tehlikeyi bildirdiğinde sesini duyurabilmelidir. Hayatını korumak için hakkını kullandığında ekmeğini kaybetmekten korkmamalıdır. Bir ülkenin sanayi başarısı, çalışanının güvenle evine dönebilmesiyle de ölçülür.” ifadelerini kullandı.

“248 Milyar 830 Milyon Lirayla Hangi Teknoloji Üretilecek?”

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 2027 yılı için talep ettiği yaklaşık 248 milyar 830 milyon liralık bütçeye dikkat çeken Rıdvan Uz, ayrılan kaynağın hangi teknolojik ve ekonomik kazanımları sağlayacağının açıklanmasını istedi.

Uz, “Bu parayla hangi teknoloji üretilecek? Hangi dışa bağımlılık azalacak? Sanayici ne zaman nefes alacak?” sorularını yöneltti.

Dünyadaki teknolojik yatırımlardan örnekler veren Uz, ABD'de TSMC'nin Arizona fabrikasında 4 nanometrelik çip üretimine geçildiğini, ikinci fabrikada ise 3 nanometrelik üretim için 2027 yılının ikinci yarısının hedeflendiğini belirtti.

Almanya'nın 5 milyar avroluk yeni çip fabrikası yatırımına ve Çin'in sanayi robotu kurulumlarına değinen Uz, küresel rekabetin üretim kapasitesi ve verimlilik üzerinden şekillendiğini ifade etti.

Çin'in 2025 yılında 354 bin sanayi robotu kurduğunu ve bunun dünyadaki yeni kurulumların yaklaşık yüzde 59'una karşılık geldiğini aktaran Uz, Türkiye'deki sanayicilerin bu rekabete hangi finansman koşullarıyla katılacağını sordu.

Uz, “Fabrika belli. Teknoloji belli. Takvim belli. Demek ki rekabetin hesabı değişiyor. Verimlilik artıyor. Üretim kabiliyeti büyüyor. Bizim sanayicimiz bu yarışa hangi finansmanla girecek? Yeni makineyi hangi vadeyle alacak? Mühendisini nasıl tutacak?” dedi.

“Her 100 Liralık Faaliyet Kârına Karşılık 85 Lira Finansman Gideri”

İstanbul Sanayi Odasının 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması'na atıfta bulunan Uz, 2025 yılında finansman giderlerinin faaliyet kârına oranının yüzde 84,9 olduğunu belirtti.

Bu oranın sanayi kuruluşlarının finansman yükünü ortaya koyduğunu savunan Uz, küçük işletmelerin kredi ve yatırım finansmanına erişiminde yaşadığı sorunların da çözülmesi gerektiğini kaydetti.

Uz, “Her 100 liralık faaliyet kârına karşı yaklaşık 85 lira finansman gideri! Bu, büyüklerin tablosu. Siz küçük işletmeye hangi kapıyı açıyorsunuz?” sözleriyle Bakanlığa seslendi.

Teknolojik dönüşüm çağrılarının uygun finansman koşullarıyla desteklenmesi gerektiğini belirten Uz, “Sanayiciye ‘Teknolojini yenile’ diyorsunuz. O yenilemenin parasını, vadesini, ödeme takvimini de göstereceksiniz. Temenninin finansmanı olmaz!” ifadelerini kullandı.

“Dünya Teknoloji Yarışını Hızlandırırken Neden Daha Düşük Hedef Koyuyorsunuz?”

Bakanlığın yüksek teknoloji hedeflerini de değerlendiren Rıdvan Uz, 2026 yılının ilk dokuz ayında yüksek teknolojili ürünlerin imalat ihracatındaki payının yüzde 3,7, imalat ithalatındaki payının ise yüzde 12,1 olduğunu aktardı.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının bütçe teklifindeki performans göstergelerine dikkat çeken Uz, yüksek ve orta yüksek teknolojili yatırımlar için düzenlenen teşvik belgelerinin tutarının, imalat sektöründeki toplam yatırım teşvik belgesi tutarı içindeki payının 2025 yılında yüzde 46,9 olduğunu belirtti.

Aynı gösterge için 2027 yılı hedefinin yüzde 44 olarak belirlendiğini ifade eden Uz, hedefin önceki gerçekleşmenin altında kalmasını eleştirdi.

Uz, “Dünya teknoloji yarışını hızlandırırken siz bu payda neden daha düşük hedef koyuyorsunuz? Hangi hesapla? Hangi gerekçeyle?” diye sordu.

Araştırma ve geliştirme yatırımlarına da değinen Uz, Türkiye'de Ar-Ge harcamalarının millî gelire oranının 2025 yılında yüzde 1,55'e yükseldiğini belirterek artışın olumlu olduğunu ifade etti.

Çin'deki Ar-Ge yatırımlarına ilişkin verileri de gündeme getiren Uz, Türkiye'nin teknoloji alanındaki farkı kapatmak için somut bir takvim ortaya koyması gerektiğini söyledi.

“1 Milyar 261 Milyon Liralık Ödeneğin Yalnızca Yüzde 5,21'i Kullanıldı”

Konuşmasının önemli bölümünü Bakanlığın 2025 yılı kesin hesabına ayıran Rıdvan Uz, teknolojik ürün, işbirliği, tanıtım ve dijital dönüşüm desteklerini kapsayan bütçe tertibindeki harcamaları gündeme taşıdı.

Söz konusu tertipte yaklaşık 1 milyar 261 milyon liralık ödenek bulunduğunu, buna karşılık yalnızca 65,7 milyon lira harcama yapıldığını belirten Uz, kullanım oranının yüzde 5,21'de kaldığını ifade etti.

Uz, “O tertipteki her 100 liralık ödeneğin yaklaşık 5 lirasını kullanmışsınız. Çok şükür, milletimiz bu devlete kaynak sağlıyor. Hükûmetinize yetki vermiş. Bakanlığınıza bütçe konulmuş. Peki sizin uygulama kabiliyetiniz nerede?” sözleriyle Bakanlığın uygulamalarını eleştirdi.

Destek programlarındaki düşük kullanım oranının nedenlerinin açıklanmasını isteyen Uz, başvuru, proje hazırlama, değerlendirme ve ödeme süreçlerinin ayrı ayrı incelenmesi gerektiğini belirtti.

Uz, “Başvuru mu gelmedi? Projeler mi hazırlanamadı? Değerlendirme mi uzadı? Ödemeler mi gecikti? Hangisiyse açıklayın.” ifadelerini kullandı.

Bakanlığın yalnızca kaynak ayırmakla değil, ayrılan kaynağın kullanılmasını sağlamakla da sorumlu olduğunu vurgulayan Uz, “Başvuru yoksa nedenini araştıracaksınız. Proje hazırlanamıyorsa yol göstereceksiniz. İşlem tıkanıyorsa açacaksınız. Bakanlık makamı, sorunu seyretme makamı değildir!” dedi.

Uz, kamu kaynaklarının genç girişimcilere ve üretim yapmak isteyen işletmelere fırsat sağlayacak biçimde değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

“Dünya Dijital Oyun Pazarı 201,6 Milyar Dolara Ulaştı”

Dijital oyun sektörünün ekonomik büyüklüğüne dikkat çeken Rıdvan Uz, araştırma şirketi Newzoo'nun verilerine göre dünya dijital oyun pazarının 2025 yılında 201 milyar 600 milyon dolara ulaştığını belirtti.

Uz, otomotiv üreticisi Ford'un aynı yılki toplam gelirinin 187 milyar 300 milyon dolar olduğunu ifade ederek dijital oyun sektörünün ulaştığı ekonomik büyüklüğe işaret etti.

“Dünya oyun pazarı, Ford'un bütün bir yıllık gelirini aşmış!” diyen Uz, Türkiye'deki gençlerin de bu pazarda rekabet edebilecek ürünler geliştirebileceğini söyledi.

Türkiye'de kurulacak oyun geliştirme ekiplerinin yazılım, tasarım ve mühendislik alanlarında yeni istihdam oluşturabileceğini belirten Uz, dijital oyun ve yapay zekâ girişimlerine sağlanan desteklerin sonuçlarının açıklanmasını istedi.

Uz, “Bizim gençlerimiz de bu pazara ürün satabilir. Türkiye'de ekip kurabilir. Yazılımcıya, tasarımcıya, mühendise iş sağlayabilir.” ifadelerini kullandı.

“Dijital Oyun ve Yapay Zekâ Girişimlerine Ne Kadar Destek Verildi?”

Genç girişimcilere ayrılan kaynakların kullanımını sorgulayan Rıdvan Uz, Bakanlığın dijital oyun ve yapay zekâ alanındaki destek programlarına ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşması gerektiğini belirtti.

Uz, “Dijital oyun ve yapay zekâ girişimlerine hangi programlardan ne kadar destek verdiniz? Başvurudan ödemeye kaç gün geçti? Kaçı istihdam oluşturdu?” sorularını yöneltti.

Girişimcilik desteklerinin yalnızca bütçe belgelerinde yer almasının yeterli olmadığını vurgulayan Uz, kaynakların zamanında kullandırılmasının ve ekonomik sonuçlarının takip edilmesinin önemine dikkat çekti.

Uz, “Bütçeye ödenek yazmakla gençlere gelecek kurulmaz. O kaynak zamanında kullanılacak. Ürüne dönüşecek. İhracata dönüşecek. Gençlerimizin işine dönüşecek. Sizin sorumluluğunuz budur.” dedi.

“İmalat Sanayisinde Ücretli Çalışan Sayısı 53 Bin Kişi Azaldı”

Avrupa'da sanayinin enerji dönüşümüne yönelik hazırlanan destek programlarına da değinen Uz, endüstriyel ısı alanında planlanan yeni ihalenin bütçesinin 1 milyar avro olduğunu aktardı.

Söz konusu desteğin ölçülen karbon azaltımına bağlanmasının öngörüldüğünü belirten Uz, Türkiye'deki sanayi desteklerinin de somut sonuçlar üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Uz, “Kaç makine yenilendi? Ne kadar enerji tasarrufu sağlandı? Kaç ürün ihracata başladı? Kaç kalıcı iş oluştu?” sorularının yanıtlarının kamuoyuyla paylaşılmasını istedi.

İstihdam verilerine de dikkat çeken Uz, ağustos ayı itibarıyla imalat sanayisindeki ücretli çalışan sayısının bir önceki yıla göre 53 bin kişi azaldığını belirtti.

Bu düşüşün hem çalışanlar hem de üretim yapan işletmeler açısından değerlendirilmesi gerektiğini savunan Uz, “Bu tabloda işçinin gelecek kaygısı var. Sanayicinin ayakta kalma mücadelesi var. Sizin de hesap verme mecburiyetiniz var.” ifadelerini kullandı.

“Bakanlıktan Üç Somut Taahhüt İstiyoruz”

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından üç somut taahhüt beklediklerini açıklayan Rıdvan Uz, teknoloji yatırımlarının üretime dönüşme takviminin, sanayicinin erişebileceği finansman imkânlarının ve destek programlarının ekonomik sonuçlarının kamuoyuna açıklanmasını istedi.

Uz, taleplerini “Ürün bazında teknoloji ve üretime geçiş takvimi. Sanayicinin erişebileceği finansman ve destek ödeme süresi. Her desteğin yatırım, ihracat ve istihdam sonucu.” sözleriyle sıraladı.

Bu bilgilerin düzenli biçimde yayımlanması gerektiğini vurgulayan Uz, “Üçünü de yayımlayın. Meclis de millet de izlesin.” dedi.

Türkiye'deki sanayicilerin uluslararası teknoloji rekabetinde başarılı olabilecek üretim kabiliyetine sahip olduğunu belirten Uz, kamu yönetiminin görevinin bu kapasiteyi zamanında sağlanan kaynaklarla desteklemek olduğunu ifade etti.

Rıdvan Uz, konuşmasını “Türkiye'nin sanayicisi bu yarışı kazanabilecek kabiliyettedir. Göreviniz, o kabiliyete zamanında kaynak ve öngörülebilirlik sağlamaktır. Geciken desteğin bedelini sanayici ödüyor. Kaybedilen işin bedelini işçi ödüyor. Teknolojide geride kalmanın bedelini bütün memleket ödüyor. Bu bütçenin hesabını da bu bedeller üzerinden vereceksiniz.” sözleriyle tamamladı.

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0