Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Hakan Çakıcı: “Sürdürülebilir tarım için bilimsel gübreleme şart
Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Hakan Çakıcı, tarımsal üretimde gübre kullanımının stratejik önemine dikkat çekerek, verimliliğin artırılması ve çevrenin korunması için toprak analizine dayalı bilimsel gübreleme yöntemlerinin uygulanması gerektiğini söyledi. Çakıcı, gübre sektöründeki dışa bağımlılık, bilinçsiz kullanımın çevresel etkileri ve gıda güvenliğine yönelik akademik çalışmalar hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.
Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Hakan Çakıcı, tarımsal üretimin temel girdilerinden biri olan gübre kullanımına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sürdürülebilir tarımın bilimsel yöntemlerle mümkün olacağını vurgulayan Çakıcı, verimliliğin artırılması ve çevrenin korunması için toprak analizine dayalı gübreleme uygulamalarının hayati önem taşıdığını söyledi.
“Hammadde Bağımlılığı Sektörü Etkiliyor”
Türkiye'nin yıllık yaklaşık 6,5 milyon ton gübre tükettiğini belirten Dr. Hakan Çakıcı, sektörün stratejik önemine rağmen hammadde bakımından büyük ölçüde dışa bağımlı olduğunu ifade etti.
Dr. Hakan Çakıcı, “Fabrikalarımız aslında ihtiyacın büyük bir kısmını karşılayacak kapasiteye sahip; ancak hammaddeye ulaşım sorunları ve enerji maliyetleri gibi nedenlerle yaklaşık yüzde 60 kapasiteyle üretim yapabiliyoruz. Geri kalan ihtiyacı ise ithalat yoluyla karşılıyoruz. Gübre üretiminde kullanılan fosfat, potasyum ve doğal gaz gibi temel girdilerin ithal edilmesi, küresel krizlerden doğrudan etkilenmemize ve gıda fiyatlarının artmasına neden oluyor.” dedi.
“Sorun Gübre Miktarında Değil, Bilinçsiz Kullanımda”
Türkiye'deki dekar başına gübre tüketiminin Avrupa ve dünya ortalamalarının altında olduğunu hatırlatan Dr. Hakan Çakıcı, temel sorunun dengesiz ve bilimsel temelden uzak kullanım olduğunu belirtti.
Dr. Hakan Çakıcı, “Bazı bölgelerde gereğinden fazla gübre kullanılırken, bazılarında ise yetersiz kalınıyor. Bilinçsiz kullanım; çevre kirliliğine, su kaynaklarının kirlenmesine ve gıdalarda istenmeyen kalıntıların oluşmasına sebep oluyor. Özellikle yüzde 50'nin üzerinde tüketilen azotlu gübrelerin yanlış kullanımı, yeraltı sularının kirlenmesine ve sera gazı salınımına yol açıyor. Bu dengeyi sağlamanın yolu tamamen bilimsel yöntemlerden geçiyor. Gübre miktarının toprak analizleriyle, yetiştirilen ürüne ve doğru zamana göre belirlenmesi şarttır.” ifadelerini kullandı.
Toprağın Verimliliğini Artıran Yeni Yaklaşımlar
Toprağın doğal yapısını güçlendiren uygulamaların önemine değinen Dr. Hakan Çakıcı, “Sadece dışarıdan kimyasal katkı vermek yerine; toprağın yapısını iyileştiren organik, organomineral ve mikrobiyel gübrelere yönelmeliyiz. Toprağın özünde var olan ancak bitki tarafından alınamayan besin kaynaklarını, pH dengesini düzenleyerek ve mikrobiyolojik canlılığı artırarak harekete geçirebiliriz. Yeni nesil teknolojilerle, bitkiye verilen gübrenin israf edilmeden en yüksek oranda kullanılmasını sağlamalıyız.” diye konuştu.
“Gıda Güvenliği İçin Çalışmalarımızı Sürdürüyoruz”
Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi bünyesinde yürütülen çalışmalara da değinen Dr. Hakan Çakıcı, “Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi olarak 'gıda güvenliği' prensibi doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Organik tarım, iyi tarım uygulamaları ve rejeneratif tarım sistemlerine yönelik pek çok proje yürütüyoruz. Ancak bu akademik bilginin mutlaka çiftçiye ulaştırılması gerekiyor. Tarımsal yayın çalışmalarıyla bu teknik bilginin sahaya aktarılması, devletimizin hibe ve kredi destekleriyle birleştiğinde tarımsal başarımız kalıcı olacaktır.” dedi.
Dr. Hakan Çakıcı, bitkilerin gelişim dönemlerine göre farklı besin ihtiyaçları bulunduğunu hatırlatarak, doğru gübreleme yapılmaması durumunda oluşabilecek kimyasal kirliliğin hem toprak sağlığını hem de halk sağlığını doğrudan tehdit edeceği uyarısında bulundu.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmiyorum
0
Aşk
0
Komik
0
Öfkeli
0
Üzgün
0
Vay
0