DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Karal: “Türkiye'nin askeri sorumlulukları sözlü güvencelere bırakılamaz”
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması'nın TBMM Genel Kurulundaki görüşmelerinde, askeri yükümlülüklerin ve hukuki sorumlulukların belirsizliğine dikkat çekti. Karal, Meclisin denetim yetkisinin güvence altına alınmasını isteyerek kanun teklifine mevcut haliyle olumlu yaklaşmadıklarını açıkladı.
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması hakkında TBMM Genel Kurulunda açıklamalarda bulundu. Yeni Yol Grubu adına söz alan Karal, hükümetin Dışişleri Komisyonunda verdiği güvencelerin anlaşmanın hukuki ve askeri sonuçlarına ilişkin belirsizlikleri gidermediğini belirterek kanun teklifine mevcut haliyle olumlu yaklaşmadıklarını bildirdi.
Anlaşmanın herhangi bir ülkeyi hedef almadığı, askeri yardımın otomatik olarak devreye girmeyeceği ve Türkiye açısından planlanmış bir asker konuşlandırması bulunmadığı yönündeki hükümet açıklamalarını önemsediklerini ifade eden Karal, Meclisin onaylayacağı metnin sözlü açıklamalar değil, anlaşmanın kendisi olduğunu vurguladı.
Karal, "Bizim onaylayacağımız metin, Dışişleri Komisyonunda konuşan Bakan Yardımcısının açıklamaları değil, anlaşmanın kendisidir. Meclis olarak bu taahhüdün Türkiye'ye hangi sorumlulukları yüklediğini bilmek zorundayız." dedi.
“Millî Savunma Komisyonunda Görüşülmemesi Ciddi Bir Eksiklik”
TBMM Genel Kurulunda görüşülen kanun teklifine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hasan Karal, Dışişleri Komisyonunda hükümet temsilcilerine yönelttikleri soruların ardından muhalefet şerhi sunduklarını hatırlattı.
Teklifin hiçbir değişiklik yapılmadan kabul edilmesini eleştiren Karal, anlaşmanın askeri yükümlülükler içermesine rağmen TBMM Millî Savunma Komisyonunda görüşülmemesine tepki gösterdi.
Karal, "Böylesine önemli askeri taahhütler içeren bir anlaşmanın Millî Savunma Komisyonunda ele alınmamasını ciddi bir eksiklik olarak görüyoruz. Bugün asıl mesele, Türkiye'nin hangi şartlarda, ne tür yükümlülükler üstlendiği ve verilen güvencelerin hukuken ne kadar bağlayıcı olduğudur." ifadelerini kullandı.
“Hangi Durumlarda Meclis İznine Başvurulacağı Açıkça Belirlenmeli”
Dışişleri Bakan Yardımcısının komisyonda, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yurt dışına gönderilmesinde Anayasa'nın 92'nci maddesine uyulacağını açıkladığını hatırlatan Karal, söz konusu anayasal hükmün somut askeri görevlendirmelerde nasıl uygulanacağının netleştirilmesi gerektiğini söyledi.
Anayasa'nın 92'nci maddesi ve 2941 sayılı Kanun kapsamında her asker gönderme işlemi için ayrı bir Meclis tezkeresinin zorunlu olduğunu savunmadıklarını belirten Karal, askeri görevlerin kapsamının ve Meclis onayı gerektiren durumların açık biçimde tanımlanmasını istedi.
Karal, "Hangi görevlerin doğrudan bu anlaşma kapsamında değerlendirileceğinin, hangi durumlarda Meclis iznine başvurulacağının açıkça ortaya konulmasını istiyoruz. Özellikle muharip görevlerde Meclisin karar sürecine katılımını son derece önemli buluyoruz." diye konuştu.
“Anlaşma Yürürlüğe Girmeden Atılan Adımların Sonuçları Açıklanmalı”
DEVA Partili Karal, anlaşma henüz yürürlüğe girmeden İstanbul ve Riyad'da komite toplantılarının gerçekleştirilmesine ve sekretaryanın oluşturulmasına yönelik hazırlıklara da değindi.
Hükümetin söz konusu faaliyetlerin Türkiye açısından askeri, hukuki veya mali yükümlülük doğurmadığı yönündeki açıklamasını hatırlatan Karal, hazırlık toplantılarının tek başına Anayasa'ya aykırılık anlamına gelmeyeceğini ifade etti.
Bununla birlikte anlaşma kapsamında atılan adımların Türkiye açısından hangi sonuçları doğurabileceğinin açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirten Karal, "5 Ekim'de Suudi Arabistan'a askeri kuvvet ve kabiliyet sağlanması ve konuşlandırılması için alınacağı duyurulan tedbirlerin Türkiye açısından ne anlama geldiği de açıklığa kavuşturulmalıdır." dedi.
“Savunma Sanayiindeki Ticari Kazançla Devletin Askeri Maliyeti Birbirinden Ayrılmalı”
Hasan Karal, anlaşmanın savunma sanayii alanında yeni fırsatlar oluşturabileceğini ancak Türkiye'nin üstlenebileceği askeri maliyetlerin de somut biçimde ortaya konulması gerektiğini belirtti.
Türkiye'nin Suudi Arabistan ve Pakistan ile savunma alanındaki iş birliğini desteklediklerini ifade eden Karal, ticari kazanımlar ile devletin üstleneceği askeri harcamaların birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Karal, "Savunma sanayiindeki ticari kazançlarla devletin üstleneceği askerî maliyetleri birbirinden ayırmak zorundayız. Üretim, bakım, mühimmat ve personel giderlerini kim karşılayacak? Türkiye'nin kendi savunma ihtiyaçları nasıl önceliklendirilecek? Bunların somut projelerde nasıl uygulanacağını bilmemiz gerekiyor." ifadelerini kullandı.
“Meclisin Görevi Yalnızca Bir Anlaşmayı Onaylamak Değil”
TBMM'nin uluslararası savunma anlaşmalarındaki denetim sorumluluğuna dikkat çeken Karal, Türkiye'nin üstleneceği yükümlülüklerin ve bu yükümlülüklerin doğurabileceği sonuçların milletvekilleri tarafından ayrıntılı biçimde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Karal, "Meclisin görevi yalnızca bir anlaşmayı onaylamak değil, Türkiye'nin üstleneceği sorumlulukları ve bunların sonuçlarını da sorgulamaktır." dedi.
Savunma iş birliklerinin güçlendirilmesine karşı olmadıklarını ancak uzun vadeli askeri taahhütlerin hukuki çerçevesinin belirlenmesini istediklerini kaydeden Karal, Meclisin karar ve denetim süreçlerinin açık biçimde güvence altına alınması gerektiğini dile getirdi.
“Belirsizlikler Giderilmediği İçin Teklife Olumlu Yaklaşmıyoruz”
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Karal, Türkiye'nin bölgesel savunma iş birliklerini geliştirmesini desteklediklerini ancak bu iş birliklerinin ülkeye yükleyeceği sorumlulukların belirsiz bırakılmaması gerektiğini belirtti.
Karal, TBMM Genel Kurulundaki konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
"Bizler savunma alanındaki iş birliklerinin güçlenmesini destekliyoruz. Fakat bu iş birliklerinin hukuki sınırlarının, askerî yükümlülüklerinin ve Meclisin denetim yetkisinin açıkça belirlenmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu konulardaki belirsizlikler giderilmediği için kanun teklifine mevcut hâliyle olumlu yaklaşmıyoruz."
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmiyorum
0
Aşk
0
Komik
0
Öfkeli
0
Üzgün
0
Vay
0